Atriyal Septal Defekt (ASD): Kalpte Delik Nedir, Nasıl Kapatılır?
Atriyal Septal Defekt Nedir?
Atriyal septal defekt (ASD), kalbin sağ ve sol kulakçıkları arasındaki duvarda (atriyal septum) doğuştan bir açıklık bulunmasıdır.
Halk arasında sıklıkla "kalpte delik" olarak adlandırılır.
Normalde kalbin sağ ve sol kulakçıkları birbirinden ayrıdır. ASD bulunan kişilerde ise kan, genellikle sol kulakçıktan sağ kulakçığa geçer.
Bu durum akciğerlere giden kan miktarını artırabilir ve zaman içerisinde kalbin sağ tarafında genişlemeye neden olabilir.
Küçük ASD'ler önemli bir dolaşım bozukluğuna yol açmayabilirken, büyük defektler kalp fonksiyonlarını etkileyebilir.
Her atriyal septal defektin kapatılması gerekmez. Tedavi kararı, deliğin büyüklüğünden çok kalp üzerindeki etkisine ve hastanın klinik özelliklerine göre verilir.
Atriyal Septal Defekt Türleri Nelerdir?
ASD, kulakçıklar arasındaki açıklığın bulunduğu bölgeye göre sınıflandırılır.
1. Sekundum ASD
En sık görülen ASD türüdür.
Açıklık, kulakçıklar arasındaki duvarın orta bölümünde, fossa ovalis bölgesinde bulunur.
Uygun anatomik özelliklere sahip sekundum ASD'lerin önemli bir bölümü kateter yöntemiyle kapatılabilir.
2. Primum ASD
Atriyal septumun alt bölümünde yer alır.
Sıklıkla atriyoventriküler kapak anomalileriyle birliktedir.
Genellikle cerrahi tedavi gerektirir.
3. Sinüs Venozus ASD
Genellikle üst veya alt vena kavanın sağ kulakçığa açıldığı bölgeye yakın yerleşir.
Anormal pulmoner venöz dönüş anomalileriyle birlikte görülebilir.
Çoğunlukla cerrahi tedavi uygulanır; belirli anatomik özelliklere sahip seçilmiş superior sinüs venozus defektlerinde deneyimli merkezlerde kateter temelli tedavi mümkün olabilir.
4. Koroner Sinüs Defekti
Nadir görülen bir ASD türüdür.
Koroner sinüs ile sol kulakçık arasında anormal bağlantı bulunabilir.
Tedavi yöntemi anatomik özelliklere göre belirlenir.
Atriyal Septal Defektin Belirtileri Nelerdir?
Küçük ASD'ler uzun yıllar hiçbir belirti vermeyebilir.
Büyük ASD'lerde veya erişkin yaşa kadar tanı konmamış hastalarda:
- Eforla nefes darlığı
- Çabuk yorulma
- Egzersiz kapasitesinde azalma
- Çarpıntı
- Atriyal fibrilasyon veya atriyal flutter
- Tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları
- İleri hastalıkta bacaklarda şişlik
- Sağ kalp yetersizliği belirtileri
görülebilir.
Bazı hastalarda ASD, başka bir nedenle yapılan ekokardiyografi sırasında tesadüfen saptanır.
ASD Neden Oluşur?
Atriyal septal defekt, anne karnında kalbin gelişimi sırasında kulakçıklar arasındaki duvarın tam oluşmaması sonucunda meydana gelir.
Çoğu hastada kesin neden belirlenemez.
Bazı ASD'ler genetik sendromlarla veya ailevi doğumsal kalp hastalıklarıyla ilişkili olabilir.
ASD Kalbe Nasıl Zarar Verir?
ASD'den geçen kan miktarı fazla olduğunda sağ kulakçık ve sağ karıncık normalden daha fazla kanla karşılaşır.
Bu durum zaman içerisinde:
- Sağ kulakçık genişlemesi
- Sağ karıncık genişlemesi
- Triküspit kapak yetersizliği
- Atriyal ritim bozuklukları
- Pulmoner arter basıncında artış
- Sağ kalp yetersizliği
gibi sorunlara yol açabilir.
Uzun süreli ve önemli şantı bulunan bazı hastalarda pulmoner vasküler hastalık gelişebilir.
Çok ileri ve geri dönüşsüz pulmoner vasküler hastalıkta kan akımının yönü değişebilir ve Eisenmenger sendromu ortaya çıkabilir.
Bu nedenle ASD'nin zamanında değerlendirilmesi önemlidir.
Atriyal Septal Defekt Nasıl Teşhis Edilir?
1. Ekokardiyografi
ASD tanısında ilk tercih edilen görüntüleme yöntemidir.
Ekokardiyografi ile:
- Defektin yeri ve büyüklüğü
- Kan akımının yönü
- Sağ kulakçık ve sağ karıncık boyutları
- Sağ ventrikül fonksiyonları
- Tahmini pulmoner arter basıncı
- Eşlik eden kapak hastalıkları
değerlendirilir.
2. Transözofageal Ekokardiyografi (TEE)
Yemek borusundan yapılan ekokardiyografi, ASD'nin anatomisini ayrıntılı olarak gösterir.
Özellikle kateterle kapatma planlanan hastalarda:
- Defektin çapı
- Defektin kenar dokuları (rimler)
- Birden fazla açıklık bulunup bulunmadığı
- Komşu kalp yapılarıyla ilişkisi
incelenir.
3. Üç Boyutlu Ekokardiyografi
Defektin şeklinin ve kapatma cihazıyla ilişkisinin değerlendirilmesine yardımcı olabilir.
4. Kardiyak MR veya BT
Sağ kalp hacimlerini, şant miktarını ve eşlik eden anormal pulmoner venöz bağlantıları değerlendirmek için kullanılabilir.
5. Sağ Kalp Kateterizasyonu
Özellikle pulmoner hipertansiyon şüphesi bulunan hastalarda pulmoner vasküler direncin ve kapatma işlemine uygunluğun değerlendirilmesi amacıyla gerekebilir.
Atriyal Septal Defekt Ne Zaman Kapatılmalıdır?
ASD kapatma kararı yalnızca deliğin milimetre cinsinden çapına göre verilmez.
Önemli kriterler:
- Sağ ventrikülde hacim yüklenmesi ve genişleme bulunması
- Sol-sağ şantın hemodinamik olarak anlamlı olması
- Hastanın belirtileri
- Pulmoner arter basıncı ve pulmoner vasküler direnç
- Defektin anatomik özellikleri
- Eşlik eden kalp hastalıkları
Hemodinamik açıdan anlamlı şantı bulunan ve sağ kalp boşluklarında genişlemeye neden olan ASD'lerde, pulmoner vasküler koşullar uygunsa kapatma önerilebilir.
Şant oranının (Qp/Qs) 1,5 veya üzerinde olması önemli bir bulgudur; ancak tek başına yeterli değildir.
İleri derecede ve geri dönüşsüz pulmoner vasküler hastalık bulunan bazı hastalarda ASD'nin kapatılması zararlı olabilir.
ASD Kateterle Nasıl Kapatılır?
Uygun sekundum ASD'lerde açık kalp ameliyatına gerek kalmadan kateter yöntemiyle kapatma yapılabilir.
İşlem genellikle kasık toplardamarından gerçekleştirilir.
İşlem Aşamaları
- Kasık toplardamarından kalbe kateter ilerletilir.
- Ekokardiyografi ve floroskopi eşliğinde ASD'nin anatomisi değerlendirilir.
- Uygun boyutta kapatma cihazı seçilir.
- Cihaz, atriyal septumdaki açıklığın iki tarafına yerleştirilir.
- Cihazın konumu, stabilitesi ve komşu yapılarla ilişkisi kontrol edilir.
- Uygun yerleşim doğrulandıktan sonra cihaz serbest bırakılır.
Kapatma cihazı zaman içerisinde kalbin kendi dokusuyla örtülür.
ASD Kapatma İşleminde Hangi Cihazlar Kullanılır?
Kateterle ASD kapatılmasında farklı markalarda, genellikle iki diskli kapatma cihazları kullanılır.
Cihaz seçimi:
- Defektin çapına
- Defektin şekline
- Kenar dokularının yeterliliğine
- Birden fazla defekt bulunmasına
- Komşu kapaklar ve damarlarla ilişkisine
göre yapılır.
Her ASD anatomisi kateterle kapatmaya uygun değildir.
Özellikle geniş defektlerde veya kenar dokularının yetersiz olduğu durumlarda cerrahi tedavi daha uygun olabilir.
ASD Kapatma İşleminin Riskleri Nelerdir?
Kateterle ASD kapatma işlemi uygun hasta seçimi ve deneyimli merkezlerde yüksek başarı oranına sahiptir.
Ancak her girişimsel işlemde olduğu gibi bazı riskler bulunmaktadır:
- Kasık bölgesinde kanama veya damar komplikasyonları
- Geçici ritim bozuklukları
- Cihazın yer değiştirmesi veya embolizasyonu
- Cihaz çevresinde rezidüel şant
- Kalp içinde pıhtı oluşumu
- Çok nadiren kalp duvarında erozyon veya perforasyon
Bu komplikasyonlar nadirdir ancak işlem öncesinde değerlendirilmelidir.
ASD Cerrahi Olarak Nasıl Kapatılır?
Kateterle kapatmaya uygun olmayan defektlerde cerrahi tedavi uygulanabilir.
Cerrahi sırasında açıklık doğrudan dikişle veya yama kullanılarak kapatılır.
Özellikle primum ASD, birçok sinüs venozus ASD ve eşlik eden başka yapısal kalp anomalilerinde cerrahi tedavi ön plandadır.
ASD Kapatıldıktan Sonra Hastanede Kaç Gün Kalınır?
Kateterle ASD kapatma işlemi sonrasında birçok hasta yaklaşık bir gün gözlem altında tutulur.
Uygun hastalar ertesi gün taburcu edilebilir.
Cerrahi kapatma sonrasında hastanede kalış süresi daha uzundur.
ASD Kapatıldıktan Sonra İlaç Kullanılır mı?
Kateterle kapatma sonrasında cihaz üzerinde pıhtı oluşmasını önlemek amacıyla genellikle belirli bir süre antiplatelet tedavi uygulanır.
Tedavinin türü ve süresi kullanılan cihaza, hastanın yaşına ve eşlik eden hastalıklara göre değişebilir.
İşlem sonrasında belirli bir dönem enfektif endokardit profilaksisi gerekebilir.
ASD Kapatıldıktan Sonra Kontrol Gerekir mi?
Evet.
Kontrollerde:
- Cihazın yerleşimi
- Rezidüel şant bulunup bulunmadığı
- Sağ kalp boşluklarının boyutları
- Kalp ritmi
- Kapak fonksiyonları
değerlendirilir.
Özellikle erişkin yaşta kapatılan ASD'lerde, sağ kalp boşluklarının yeniden şekillenmesi zaman alabilir.
Bazı hastalarda ritim bozuklukları kapatma işleminden sonra da devam edebilir.
ASD ile PFO Arasındaki Fark Nedir?
ASD ve patent foramen ovale (PFO) aynı durum değildir.
ASD, kulakçıklar arasındaki duvarda gerçek bir doku eksikliğidir.
PFO ise doğumdan sonra normalde kapanması beklenen fetal bir geçişin açık kalmasıdır.
ASD'de temel sorun çoğu zaman kalbin sağ tarafına fazla kan geçişidir.
PFO'da ise seçilmiş hastalarda paradoksal emboli ve inme riski ön plana çıkabilir.
Bu nedenle ASD ve PFO'nun kapatılma kriterleri birbirinden farklıdır.
ASD Kapatıldıktan Sonra Normal Yaşam Mümkün müdür?
Uygun zamanda ve başarılı şekilde kapatılan ASD'lerde birçok hasta normal yaşamına dönebilir.
Özellikle kalpte kalıcı hasar veya ileri pulmoner vasküler hastalık gelişmeden yapılan kapatma işlemleri uzun dönem sonuçlar açısından önemlidir.
Ne Zaman Kardiyoloji Uzmanına Başvurulmalıdır?
Nedeni açıklanamayan nefes darlığı, çabuk yorulma, çarpıntı, sağ kalp boşluklarında genişleme veya doğumsal kalp hastalığı şüphesi bulunan kişiler kardiyoloji uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.
Ani gelişen ciddi nefes darlığı, bayılma, göğüs ağrısı veya inme belirtileri durumunda derhal 112 aranmalıdır.
Doç. Dr. Sezen Bağlan Uzunget
Kardiyoloji Uzmanı
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. ASD tanısı, kateterle kapatma uygunluğu ve cerrahi tedavi kararı hastanın anatomik ve hemodinamik özelliklerine göre bireyselleştirilmelidir.
